top


TIMEOUT

Çağdaş Dansın Tarihçesine Tanıklık Edin!

i-DANS : Bedeni sorgulayan uluslararası çağdaş dans/performans "solo" festivali

Aylin Kalem

Garajistanbul geçtiğimiz sezona bir dans festivaliyle veda etmişti. Yeni sezonu da bir dans festivaliyle karşılıyor. Bimeras, çağdaş dans ve performans alanlarında yurt dışı işbirliklerini teşvik eden ve destekleyen faaliyetlerine bir yenisini ekleyerek garajistanbul'da bir ay boyunca sürecek "i-Dans" adı altında alışılmışın dışında uluslararası bir dans festivali düzenliyor. Bu festivalin en önemli özelliği "solo" teması üzerine kurulu olması, bir diğeriyse çağdaş dansın 90'lı yıllarda dönüm noktalarını temsil eden avangard işleri sergilemesi. 20 Eylül-20 Ekim tarihleri arasında İsrail, Filistin, Türkiye, Fransa, Portekiz, Hollanda, Almanya, Norveç ve Tayland'dan 20 sanatçı 20 solo çalışması sunacak.

"Solo"nun çağdaş dans/performans alanında oldukça önemli ve belirleyici bir yeri var. Her ne kadar solo olarak tanımlansa da bedenin sosyolojik, felsefi ve sanatsal boyutta ne denli imgelerle yüklü olduğunun vurgulandığı çalışmalar bunlar. Bedenin kolektif bir mekan, doku, nesne, özne, vs. olarak incelenme ve sorgulanma alanlarını sunuyor. Bireysel dediğimizin ne kadar da kültürel bir örgüyle yapılandırılmış olduğunun altını çiziyor. Tanımların ancak ilişkisellik dahilinde var olabildiğini ve bunların da tarihsel-yerel bağlamlarda çözülüp yeniden ve bambaşka tanımlar doğurduğunu çeşitli algılama biçimlerini harekete geçirerek radikal bir yaklaşımla sunuyor.

Beden üzerine böylesi düşünsel ve eylemsel faaliyetlerde bulunan koreograf, fiziksel mevcudiyete dayalı dans ve koreografi kurgusunu da kaçınılmaz olarak sorguluyor; klişe tanımlar ve genel beklentilere ters düşen hatta izleyiciye bu dans mı dedirtecek nitelikte dans tarihine keskin virajlar yaşatıyor. Bu tür yaklaşımlardan birini Jérôme Bel'in 1997 yapımı Shirtologie'sinde izleyebileceğiz. Bu çalışma, üzerimize giydiğimiz metin ve imge yüklü T-shirt'lerin bir antolojisi niteliğinde. Sahnede çoğunlukla tek bir noktada duran dansçının, üzerinden kat kat T-shirt'leri teker teker çıkarmasıyla oluşan dramaturjik yapı aynı zamanda çağdaş dans üretimini de sorguluyor. Dansçı, üzerinden son T-shirt'ü çıkardığındaysa, gördüğümüz beden ne kadar çıplak sorusu akla geliyor. Jérôme Bel, her ne kadar dans eğitimi almış ve önde gelen koreografların işlerinde dans etmiş olsa da, kendi yaratım sürecine dansı unutmaya çalışarak başlıyor. Bel, sahnede harekete geçirilen nesneler arasındaki ilişki ve bunların zaman-mekana dayalı kompozisyonunu incelediği, 1994 yapımı ilk çalışması Nom donné par l'auteur ile, koreografi ve dansçı tanımlarını sarsarak oldukça tepki almış, bazı kesimler bunun dans kategorisi altında sunulamayacağı savunmuştu. Oysa bu yaklaşım, dansı plastik sanatlarla biraz daha yakınlaştırıp koreografik tasarımı, hareket dağarcığından sahne üzerinde fiziksel olarak algılanan şeylerin arasındaki ilişkiye taşıdı ve günümüz çağdaş koreografi anlayışına yeni bir açılım sağladı.

Genel dans öğrencilerinin yanısıra 20. yüzyıl sanat ve tarih araştırmacılarının yararlanacağı bir çalışma olarak duran Visitations, Julia Cima'nın 20. yüzyıl modern ve çağdaş dansının yapı taşlarına bir seri ziyareti niteliğinde. Valeska Gert, Vaslav Nijinsky, Tatsumi Hijikata, Merce Cunningham, Maurice Béjart, Dominique Bagouet gibi koreografların parçalarını ve hareket dağarcıklarını yeniden ele alıp yorumlayarak bugün içerisinde değerlendiriyor. Kendi dönemlerine damgasını vuran bu dans biçimleri bugünün bakışıyla hala bir şey ifade ediyor mu yoksa gerek estetik gerekse bağlam-içerik bakımından dönemleri dahilinde mi değerlendirilmeliler? Bir teknikten diğer tekniğe müthiş bir rahatlıkla geçen Cima, kendi bedeninde bir dans tarihi sunuyor. Kendi deyimiyle, "Tarih bize değil, biz tarihe aitiz."

Tayland'lı koreograf/dansçı Pitchet Klunchun ise I am a demon adlı çalışmasında çağdaş dans anlayışını geleneksel Tayland dansı Khon'a taşıyor. Bu klasik dans formunda var olan dört karakterden biri "şeytan" üzerinde odaklanarak bu figürün gerisinde bulunduğuna inandığı bilgeliği yeni ifade biçimlerini araştırarak yorumlamayı amaçlıyor. Koreograf beyaz pudrayla kaplanmış bedenine Khon hocasının öğretilerinden kurgulanan görüntüleri yansıtarak etnik bağlamı sorguluyor. Klunchun, bu yaklaşımıyla uluslararası çağdaş dans platformu tarafından ilgiyle karşılanmasına rağmen, klasik forma radikal yaklaşımı yüzünden Tayland'da tepki alıyor.

Hollanda'da yaşayan İsrail doğumlu koreograf/dansçı Adva Zakai ise programa iki ayrı çalışmasıyla katılıyor. For a few seconds you maybe really were yourself ve When I laugh it looks like this adlı iki çalışmasında da koreograf/dansçı Zakai, kimlik ve benliği çeşitli ve çelişen algılarda seyirciye sunarak bedendeki imgeleri çözümlüyor. Var(lık) ve yok(luk) arasındaki gerilimi, görünen/görünmeyen ikili karşıtlıklarının değişken ilişkiselliği içinde sürekli yapılandırıp bozarak oluşturuyor.

i-Dans'ın Eylül programında bu dört koreograftan beş çalışmayı izlemek mümkün.. Festivalin Ekim programı çok daha yüklü. Gelecek sayıyı takip edin.


i-dans programı ve kapsamlı bilgi: www.bimeras.org

bottom