top

?Solo

Beden topraktır; bedenim yurdumdur.
Taldans, Solum

20. yüzyilda dans, tiyatro, görsel ve plastik sanatlarda solo peformansa özel bir önem atfedilmis; "modern dans" in yüzyil baslarinda yasamis kurucu (analari), hemen hemen bütün dans tarihi kitaplarinda, sasmaz bir sekilde ayni önem sirasina konmustur: Isadora Duncan, Loie Fuller, Ruth St. Denis, Mary Wigman... Modern dansi insa ettigi varsayilan bu "özgür ve özgün kadin" görüntüleri, islerinden çok kisilikleri ya da etraflarinda cereyan eden "skandallar," siyasi olaylar ve bunlara dair takinmaya çalistiklari tutumlar itibari ile kendi çagdaslarini ve  sonraki nesilleri büyülemislerdir.

Tekillige, biriciklige, tekrar edilemezlige ve sanatçinin yalnizca kendinden kaynaklandigi farzedilen yaratici dehasina dair  kendinden süphe etmeyen inanç, (feminist) sanat tarihi, sosyoloji ve yapisalcilik sonrasi felsefe alanlarinda sorgulanali çook oluyor. Bu yil özellikle "Solo?" islere yer veren festivalimiz, solo kelimesinin yanina ilistirdigi soru isareti ile çoktan sorulmus olan bu sorulara geç kalmis bir "Türkçe" eklenti mi yoksa solo islerin, bireyin yaraticiligi, degeri ve ifade özgürlügü konularini gündeme getirmelerinden dolayi, halen önemli olmalari gerektigine dair bir beklenti, bir öneri mi?

20. yüzyil basinda, gelisen  sanayinin mümkün kildigi seri ve mekanik üretimin, sanat nesnesinin halesinin kaybolmasina yol açtigi ifade edilmis ise de, "hale"nin (aura) sanat eserinden sanatçinin kendisine (ve tabii ki isim, imza, marka ve logolara) dogru yer degistirdigini, sanatçinin halesinin yerli yerinde durmakla kalmayip, tekilligi sorguladigi iddia edilen birçok avangard dans pratiginin dagitim ve sunumunda da [belki bazi bakimlardan bizim festivalde de] perçinlenmis oldugunu görerek, "solo"ya iliskin sorularin geçerliliklerini yitirmis olmadiklarini düsünüyoruz.

Her alanda oldugu gibi, genel olarak sanatsal alanin ve özel olarak da çagdas dans alaninin, egemen pozisyonlar ve kurumlara karsi ya da bunlarin yaninda pozisyon alislarin, manevralarin, karsi koyuslarin tarihçelerinin toplami oldugunun farkinda olarak, bu festivalin hem kendisinin hem de sundugu eserlerin de birer çesit pozisyon alis oldugunu [tabii ki] teslim ediyoruz.

Sundugumuz eserlerdeki pozisyon alislardan bazilari dans tarihinde egemen koreogafik metodlara karsi, dansin ontolojik olarak ne olduguna ve/ya normatif olarak ne olmasi gerektigine dair olmanin yani sira, bedenin nasil görünmesi, tasinmasi, sunulmasi gerektigine dair kaliplara ve kimi (sözde) kimliklerin sosysal-kültürel politikalarda prim yapabilecek nakdî degerlerine karsi alinmis tavirlardan olusuyor.

Bir festival çerçevesi olusturmanin gerekliligine inanarak [daha sik duracagi için, ya da baska bazi festivaller öyle yaptigi için, ya da hiç bir yapitin bir degerlendirme çerçevesi olmaksizin kendi basina ve kendi diliyle konusup anlasilabileceginin sanattaki modernist söylemin bir tuzagi olduguna inanmamizdan] programda yer alan eserleri üç tema etrafinda toplamistik: Bodies' Matter (Self Unfinished, What a Body You Have Honey, Solum, aKabi, How Heavy, Three Girls Matter), History Matters (Visitations, 1-9-4-7, Azap, I am a Demon, a mysterious Thing, said e.e. cummings), ve Exiles and Neighbors (An Attempt..., When I Laugh...,Missing In Action ve konserler).

Bodies' Matter [Bedenin Maddesi / Beden Önemlidir] çerçevesi altindakiler; bedenin organik gerçekligi ile ugrasan, bedenin akiskanligina, biçimsizligine ve göründügünden baska birsey olma kapasitesine vurgu yapan eserler. Bunlar, bir anlamda, içinde barindirdigi potansiyel "çokluk" ile solonun tekil bir ifade olarak düsünülmesini sorguluyorlar.

History Matters [Tarih Önemlidir/ Tarih Meseleleri] çerçevesi altindakiler; gelenekle iliski kuran, bununla iliski kurmanin  muhafazakar bir tavir olmasi gerekmedigini gösteren, yenilikçi sanatsal ifadelerin de tarihsel önkosullar tarafindan belirlendigini gösteren eserlerden olusuyor.  Hiçbir eylemin kuvöz içinde bulunan "solo" bir eylem olmadigini, tarihsel, kültürel ve toplmsal dinamiklerle iliskili oldugunu ima ediyorlar.

Exiles and Neighbors [Sürgünler ve Komsular] çerçevesinin kapsama alaninda ise, festivalin cografi bir odagindan, Filistin ve Filistinin komsularindan, ya(k)pistirilan kategorilerin sorunlarina, kimliklerin melezligi ve hareketliligine, tarihsel ve toplumsal sorunlari varolan dans dillerine ve fiziksel bedene tercüme etmenin zorluguna isaret eden yapitlar bulabiliyoruz.

Daha sonra, bu çerçevelerin kesisim kümelerinin eserlerin zaten toplami oldugunu, kesisim kümelerinin disinda birsey kalmadigini farkettik. Ortak payda, demek ki, kendisine dair sahip oldugumuz imgeler ve düsünceler toplamindan  öte olan, hayatin ön kosulu olan, üzerine her türlü görüntü, yapim asamasi kimlik, ya da nesneyi giyebilen beden... ...Bedenler  ya da bedenin potansiyel olarak gerçeklestirebilecekleri, beden-lesebilecekler arasinda  hiyerarsi ya da kategori gütmenin, bizim tam da bedenin narinligini daha da belli eden zamanlardan geçiyor oldugumuz bir donemde, anlamsizligini yeniden gördük.

Bedenin üzerine ne giydiginin, neyi giymediginin degil, "yaratilmis" olmasindan dolayi kirilganliginin, ve bir o kadar da esnekliginin, ortak bir etik için temel olabilecegini umuyoruz. Beden her ne kadar bitmis bir gerçeklik degil de toplumsal, tarihsel, ideolojik olarak ve çesitli teknikler tarafindan insa edilen  bir süreç olsa da, fiziksel veya moral "azap" çekme gibi kaçinilmaz - ve belki de bastilirmasi degil islenmesi gereken bir maddi gerçekligi oldugu sürece...

Gurur Ertem

bottom